İçeriğe geç

Su

Renk ve iletkenlik: sağlık sınırı yok, ama ilk uyarı bunlardan gelir

WHO renk için sağlık temelli bir kılavuz değer önermiyor. Buna rağmen renkteki belirgin bir değişikliğin araştırılmasını istiyor — çünkü renk, tehlikeli bir durumun ilk işareti olabilir.

· 3 kaynak

Neden yapılır?

Çünkü ikisi de ucuz ve hızlıdır; değiştiklerinde henüz adı konmamış bir sorunu ilk onlar gösterir.

Renk neyi haber verir?

WHO’nun içme suyu kılavuzuna göre içme suyunun ideal olarak gözle görülür bir rengi olmamalıdır. Renk genellikle toprağın humus fraksiyonuyla ilişkili renkli organik maddeden (başlıca humik ve fulvik asitler) kaynaklanır.

Ama renk üzerinde demir ve diğer metaller de güçlü biçimde etkilidir — doğal safsızlık olarak ya da korozyon ürünü olarak. Renk ayrıca su kaynağının endüstriyel atık suyla kirlenmesinden de kaynaklanabilir ve tehlikeli bir durumun ilk işareti olabilir.

Bu yüzden WHO’nun tavsiyesi bir sınır değil, bir davranıştır: içme suyu kaynağındaki rengin kaynağı, özellikle belirgin bir değişiklik olmuşsa araştırılmalıdır.

Sayısal referans ise algıya dayanır: çoğu insan bir bardak suda 15 gerçek renk biriminin (TCU) üzerindeki rengi fark edebilir; 15 TCU’nun altındaki renk düzeyleri tüketiciler için çoğunlukla kabul edilebilirdir. WHO içme suyunda renk için sağlık temelli bir kılavuz değer önermemiştir.

Renkli suyun bir yan etkisi daha var: WHO’ya göre doğal organik karbondan gelen yüksek renk, dezenfeksiyon süreçlerinde yan ürün oluşturma eğiliminin yüksek olduğuna da işaret edebilir.

İletkenlik neyi ölçer?

İletkenlik doğrudan bir kirletici ölçmez; suyun çözünmüş iyon yükünü ölçer. Bu yüzden toplam çözünmüş katı madde (TDS) için hızlı ve pratik bir göstergedir.

WHO, TDS için sağlık temelli bir kılavuz değer belirlememiş; değerlendirmesi lezzet üzerinden: toplam çözünmüş katı madde düzeyi yaklaşık 600 mg/l’nin altında olan suyun içilebilirliği genel olarak iyi kabul edilir; yaklaşık 1000 mg/l’nin üzerindeki düzeylerde içme suyu belirgin ve giderek artan biçimde içilmesi hoş olmayan hâle gelir.

Yüksek TDS’nin ikinci bir sonucu daha var ve bir tesis için maliyet demektir: WHO’ya göre yüksek TDS düzeyleri su borularında, ısıtıcılarda, kazanlarda ve ev aletlerinde aşırı kireçlenmeye yol açtığı için de tüketiciler açısından istenmeyebilir.

Havuzda renk ayrı bir sınır değeridir

İçme suyunda renk için sağlık temelli bir kılavuz değer yokken, yüzme havuzu mevzuatı sayısal bir değer koyar: Yüzme Havuzlarının Tabi Olacağı Sağlık Esasları ve Şartları Hakkında Yönetmelik’in Ek-2’sinde renk Pt/Co olarak 10 birim, bulanıklık ise SiO₂ veya Jackson birimi olarak 5 birim olarak tanımlanır; ölçüm sıklığı ayda bir defadır.

Havuzda rengin ayrı bir anlamı var: su berrak değilse dip görünmez ve bu bir güvenlik sorunudur. Ayrıca bulanıklık, dezenfektanın mikroorganizmaya ulaşmasını da zorlaştırır.

Kaynaklar

  1. [1] İçme Suyu Kalitesi Kılavuzu — Bölüm 10: Kabul edilebilirlik (tat, koku, görünüm) — Dünya Sağlık Örgütü (WHO) (erişim 1 Eylül 2026)
  2. [2] Yüzme Havuzlarının Tabi Olacağı Sağlık Esasları ve Şartları Hakkında Yönetmelik (RG 6 Mart 2011, Sayı 27866) — Resmî Gazete (erişim 31 Ağustos 2026)
  3. [3] İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik, Ek-1 (RG 17 Şubat 2005, Sayı 25730) — Resmî Gazete (erişim 6 Eylül 2026)

Bu yazıdaki tıbbi ve yasal bilgiler yukarıdaki kaynaklardan alınmıştır; teşhis veya tedavi tavsiyesi değildir. Rakamlar kaynaklarda yayımlandığı hâliyle aktarılmıştır.